|
ISIRGAN OTU ( Urtica diocia - Urtica urens ) / Urticaceae
Bahçelerimizde bol miktarda yetişen ısırgan, bazen baş belası, bazen de tatlı bela. Ama bir çok hastalığa şifa kaynağı. İnsanlar ısırgan otunun faydasını bilselerdi ısırgan ekip ısırgan biçerlerdi.
Türkiye; Akdeniz, Kara ve Okyanus iklimlerinin kesişme noktasında bulunması itibariyle zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Türkiye 10 binin üzerinde bitki çeşidi ile neredeyse Avrupa nın tümünde yetişen bitki sayısına (yaklaşık 12.000) yakındır.
Türkiye'de 1000 kadar bitkinin halk tıbbında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Aktarlarda satılan bitki sayısı 300 civarında olup 70 kadar bitkinin ihracatı yapılmaktadır. Ülkemizin bitkisel drog ihtiyacı 100 milyon dolar civarındadır.
Hepimizin bildiği ısırgan otu, (İrtica dioica) Almanya'da reçetelere ürolojik tedavi kategorisinde yazılan ilaç olup yıllık satış hacmi 27 milyon Euro'dur. Türkiye'de bir firmanın üretip ihraç ettiği ısırgan kökü 50 ton, ısırgan tohumu 10 ton, ısırgan yaprağı 20 ton dur.
Isırgan otunun kuru maddesi; %18 protein, %14 albümünlü maddeler, %2.5 yağlı maddeler, %6 demir trioksit ihtiva eder. Yaprak, flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri yönünden zengindir. Tohumunda; müsilaj, proteinler, sabit yağlar kökünde; tanen, sterolen, lignan ihtiva eder.
Isırganlar, ıspanak gibi çorba olarak eski çağlardan beri yenilmiştir. Sağlık bakımından pek gerekli olan demir ve magnezyum gibi madensel maddeler yönünden zengin bir bitkidir. Çok asitli olmadığı için ıspanağa karşı üstünlüğü vardır. Bu nedenle de romatizmalarda, gut ve damar sertliği olanlara önerilir.
Bir yaştan sonra vücudun demir potansiyeli azalır, dolayısıyla insanlarda yorgunluk ve halsizlik belirtileri görülür. İlkbaharda yeni sürgünlerden sabah aç karnına 1 kahve fincanı çay içilirse ısırgan otundaki demir, alyuvarları devamlı yenileyerek yeni dokulara bol oksijen sağlandığından insanlar kendini genç ve dinç hisseder.
Isırgan otunu kaynatmaksızın sadece haşlamak yeterlidir. Koruyucu olarak bütün kış boyu aç karnına tatlandırmadan 1 fincan içilirse soğuk algınlığına karşı vücudun direncini arttırır. Böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümeleri, mide ve bağırsak ülseri, kansızlık, alyuvar ve demir eksikliği tüm allerjik rahatsızlıklar egzama ergenlik sivilceleri, fistüller ile virüs ve bakterilerin yol açtığı hastalıklarda en büyük yardımcıdır.
Isırgan çayı 4 haftalık bir dönem boyunca içilirse, karaciğer ve safra kesesi hastalığı, dalak tümörü ve hastalığı, nefes darlığı ve akciğer hastalıklarında kullanılır.
Taze ısırgan otu bitkisinin sapı yere yakın bölümünden kesilerek; eklem deformasyonu, romatizma, siyatik, kol ve bacaklardaki sinir iltihaplarına doğrudan ağrılı bölgelere sürülerek de kullanılır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle uzun süreli rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner.
Isırgan otu tohumları, öncelikle organizmayı uyarıcı güçlendirici ve savunma sistemlerini destekleyici özelliklere sahip olduğu için yaşlılarda güçlendirici olarak kullanılır. İnek sütü ile karıştırılıp içilirse şehveti arttırır. Yoğurt ile karıştırılarak şeker hastalığına karşı kullanılır.
Kök saplarının haşlanarak sirkeli tentürü yapılıp saçlar yıkanırsa kepeksiz, sık, canlı ve parlak bir saça kavuşulacağı gibi saç dökülmelerini önler.
Tıbbi maksatlar için bitkinin yaprak, kök, çiçek ve tohumları kullanılır. Yaprakları çiçek açma zamanında Nisan-Haziran döneminde saplarından sıyrılarak toplanır. Gölgede ve havadar ortamda kurutulduktan sonra ince kıyılır. Tohumlar Temmuz-Ağustos döneminde toplanır ve gölgede kurutulur. Kökler ilkbahar veya sonbaharda sökülür, yıkanarak temizlenir ve gölgede kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılır ve kavanozlarda saklanır. Isırgan otunun bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
Isırgan, ilaç sanayinde, kozmetik sanayinde, boya sanayinde, lifleri tekstil sanayinde, şampuan üretiminde, gıda sanayinde ve diğer sanayi kollarında da kullanılmaktadır.
Şifası kök, sap, yaprak ve çiçeğinde olan ısırgan otunun tazeliği tedavi gücünü artırıyor. Isırgan otu, kanı temizleyip alyuvarları yeniliyor. Boğaz ağrılarında, göğsü yumuşatmada ve balgam söktürücü olarak kullanılıyor. Prostat büyümesinde kökler kaynatılıp suyu içiliyor. Erkeklerde cinsel gücü artırıcı olarak kullanılıyor. Bağırsakları temizliyor ve gaz gideriyor. İdrar söktürücü özelliği ile idrar yolları hastalıkları ve iltihaplarında kaynatılarak içilir. Adet düzensizliklerine iyi geliyor. Mide kramplarında, ülserinde ve bağırsak ülserinde kullanılıyor. Karaciğer, safra kesesi, dalak akciğer hastalıklarında yaprakları haşlanarak yeniyor. Akciğeri güçlendiriyor. Kansere iyi geldiği konusundaki araştırmalar devam etmektedir.
|
|
|
|
|
Isırganı öğmek yerine çay yapıp hergün içecek olursak semtimize hiçbir hastalık uğramaz.
|
|
Isırgan otunun bileşiminde insana değdiği zaman yakıcı etki bırakan maddeler, histamin ve asetilkolindir. Yapısında değişik asitler yanında A, B ve C vitaminleri, klorofil, silikon ile kalsiyum, potasyum, demir ve mangan sülfür gibi mineral tuzlarda bulunmaktadır.
Varlığı o arazinin nem ve azotca zengin olduğuna delalettir.
ŞİFALI BİTKİLERDEN ISIRGAN
Şifa veren bitkiler doğru ve bilinçli kullanıldığında vücudu hastalıklardan koruyor. Şifalı bitkiler arasında en önemlilerinden biri ısırgan otudur. Vücutta hücre yenilenmesini sağlayan ısırgan otu; alyuvar yapımını artırıyor. Yaprak ve sürgünleri salata şeklinde veya pişirilerek yendiğinde kansere karşı etkili oluyor. Isırgan çayı bağışıklık sistemini kuvvetlendirici olarak kullanılabilir. Ancak sağlıklı kişiler tarafından kullanıldığında bu etki iyidir. Kimi uzmanlare kanserli hastalarda bağışıklık sistemini harekete geçirmenin zararlı olabileceğine dikkat çekiyorlar. Eğer bağışıklık sistemi hareketlenirse kanserli hücreler yayılır. Hastalığın bulunduğu organdan diğer organlara siçrama riski ortaya çıkabilir. Kanserli hastalarda ısırgan çayı hasata tarafından kendi başına kullanılması doğru değildir.
Isırgan çayının başlıca özellikleri; idrar artırıcı, ödem kan temizleyici, kan yapıcı, iltihap giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir. Ayrıca böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhi,s edilemeyen şiddetli baş ağrıları, çözücügüçsüzlük ve rahatsızlıklar, ekzama, ergenlik sivilcesi ve tüm alerjik rahatsızlıklara karşı iyi gelir. Uygulanacak yaprak çayı tedavisi2-4 hafta süreli kürler halinde uygulanabilir. Günde 2-4 bardak bitki çayı tatlandırılmadan öğün aralarında sıcakken içilebilir. İstenilmesi halinde ısırgan otu kökleri yaprakla jarıştırılarak kullanılabilir. Yaprağın suda kaynatılarak elde edilen suyla, baş yıkandığında saç dökülmeleri durur, saçlar parlaklık kazanır ve kepeklenme sona erer. Isırgan otunun tohumları organizmayı uyarıcı, güçlendirici ve savunma gücünü artırıcı özelliklere sahiptir.
Yeşil Çay Beynin Yaşlanmasını Önleyebilir
Düzenli olarak yeşil çay içmenin, beynin yaşlanmasını önleyebileceği bildirildi.
Japonya'daki Tohoku Üniversitesi'nde görevli bilimadamı doktor Şiniçi Kuriyama ve ekibinin, 70'li yaşlarında ve üzerindeki 1003 kişi üzerinde yaptığı araştırma, daha çok yeşil çay içen kadın ve erkeklerde, kavrama zayıflığında azalma görüldüğünü ortaya koydu.
Sonuçları "American Journal of Clinical Nutrition" dergisinde yayınlanan araştırma çerçevesinde 1003 yetişkine, beslenme biçimleri, sağlık durumları ve alışkanlıkları hakkında sorular sorulduğu ve bu kişilerin, hafıza, dikkat ve dil kullanımı gibi kavrama fonksiyonlarının test edildiği belirtildi.
Araştırma, günde 2 fincan ya da daha fazla yeşil çay içen yaşlılarda, haftada üç ya da daha az içenlerden yaklaşık yüzde 50 daha az kavrama zayıflığına rastlandığını gösterdi. Günde ortalama bir fincan yeşil çay içenlerin ise bu iki grubun arasında yer aldığı kaydedildi.
|
|