|
21 MAYIS DÜNYA SÜT GÜNÜ
21-27 Mayıs 2004
Binlerce yıldan beri insanoğlunun yiyeceklerle başı dertten kurtulmamıştır. Ancak son iki yüzyılda modern tarım ve endüstrinin gelişimi ile insan yaşamında önemli değişiklikler olmuştur. Özellikle bu yüzyıl içinde bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi ile gıdaların bileşiminde bulunan besin öğelerinin ortaya çıkarılmasına, daha sonra bu öğelerin insan organizmasındaki görevlerinin bilinmesine yol açmış ve böylece beslenme ve sağlık arasındaki ilişkinin önemi ortaya çıkarılmıştır.
Bugün 800 milyon insan yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır. Her yıl beş yaşın altında on milyonun üzerinde çocuk açlıktan ölmekte ve 200 milyon çocuk akut veya kronik protein ve enerji yetersizliği çekmektedir. Buna karşın devletler her yıl silahlanmaya 778 milyon dolar harcamaktadır. Dünyadaki en zengin 358 kişinin geliri dünya nüfusunun en fakir kesimini teşkil eden % 45'inin toplam yıllık gelirinden daha fazla bir meblağ olduğu ifade edilmektedir.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından başlatılan "Süt Tüketimini Artırma Kampanyası" çerçevesinde 21 Mayıs dünya süt günü ve bunu kapsayan hafta süt haftası olarak kutlanmaktadır.
Amaç; bilinmeyen veya tüketilmeyen bir gıda maddesini halka tanıtmak değil, aksine bilinen ve halkın çoğunluğu tarafından da sevilerek içilen süt gibi mükemmel bir besin maddesinin tüketimini artırmaktır. Çay ve kola insanın sinir sistemini olumsuz etkilerken, sütün içerisindeki fosfolipidler beyin ve sinir hücreleri için hayati önem taşımaktadır. Ayrıca kolaya ödenen para yurt dışına giderken, süte ödenen para direk çiftçinin cebine gitmektedir. Sağlıklı yaşamak için mutlaka süt içmeliyiz ve böylelikle hem ülkemiz, hem çiftçimiz ve hem de biz kazanmış oluruz.
Beslenme açısından insan sağlığı ile çok yakından ilgili olan süt, diğer taraftan kaynak teşkil ettiği ve insanlara kolayca bulaşabilen ve tedbir alınmadığı taktirde salgın haline gelebilecek çok sayıda hastalığı taşıyan tehlikeli bir vasıta olabilir.
Sütün halkın beslenmesi ve sağlıklı olmasında müstesna yeri vardır. Her yeni doğan yavrunun ilk gıdası süttür. Özellikle çocuklara enerji ve büyüme için gerekli maddeleri sağlayan süt bileşenlerinin yanında mineraller, vitaminler, enzimler, antikorlar ve beslenme açısından önem taşıyan diğer organik bileşikler de sütte bulunur. Süt, süt halinde tüketildiği gibi değişik mamullere işlenerek de tüketilmektedir. Süt ve mamulleri soframızdan eksik olmamakta, hatta bazı atasözlerine bile girmiştir. Mesela "peynir ekmek hazır yemek", "sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" gibi.
Toplumumuzda süt tüketimi yıllara göre giderek azalmakta, buna bağlı olarak çay ve kolalı içeceklerin tüketimi artmaktadır. Süt yerine çayı, ayran yerine gazozu tercih etmemeliyiz. Beslenme açısından bunları kıyas etmek bile mümkün değildir. Ne yazık ki, gelişmekte olan bizim gibi ülkelerin insanları oldukça pahalı olan süt ve mamullerini satın alamayacak kadar fakirdir. Devletin süt tüketimini teşvik ederken diğer taraftan da halkın alım gücünü dikkate alarak süt fiyatlarında sübvansiyona gitmesi gerekir. Yoksa gıdalar arasında mükemmele en yakın olan sütün değeri bilinse bile tüketimi istenen derecede artmaz.
Peygamber efendimiz (S.A.V.) "Ben dünyada sütün yerini tutacak hiçbir yiyecek ve içecek bilmiyorum" buyurarak ashabına devamlı süt içmelerini tavsiye buyurmuştur. Çünkü süt besin değeri açısından zengin bir gıdadır. Proteinlerin yapıtaşlarını oluşturan amino asitlerdir. Büyümekte olan çocukların vücutları için gerekli olan amino asitler yeterli miktarda alınamazsa çocuğun fiziki gelişimi zorlaşır. Amino asitler vücut dokularının tamiri için de gereklidir. Süt proteini 20 değişik amino asitten oluşur. İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün amino asitleri ihtiva eder. Süt yağı kolay hazmolabilen besleyici ve en önemli enerji kaynağıdır. İçindeki fosfolipidler beyin hücrelerinin yapımında kullanılır. Süt şekeri bağırsaktan kalsiyum ve magnezyumun emilmesine yardımcı olur. Aynı zamanda laktoz önemli bir enerji kaynağıdır. Laktoz ilaç, gıda, çocuk mamaları yapımı gibi değişik sanayi kollarında kullanılmaktadır.
Mineral maddeler bakımından süt, kemik ve diş sağlığı açısından çok önemli olan kalsiyum ve fosforu bol miktarda içerir. Süt enzimatik ve diğer reaksiyonlarda lüzumlu bileşenler olarak görev yapan elementler bakımından da önemli bir kaynaktır. Vitaminler bakımından yağda eriyen (A.D,E,K) vitaminleri B grubu vitaminleri ve C vitaminini bünyesinde bulundurmaktadır.
Süt demir ve D vitamini yönünden kısmen fakir olduğundan özellikle Avrupa ülkelerinde sütler D vitaminince zenginleştirilmektedir.
Mikroorganizmalar gerek insan vücudundaki faaliyetleri ile doğrudan doğruya, gerekse dolaylı olarak, insanlar tarafından tüketilmeden önce süt ve mamullerinde meydana getirdikleri toksinler veya diğer zararlı bileşikler ile insan sağlığını etkileyerek hastalandırıcı olabilir. Mikroorganizmalar hayvan ile tüketici arasındaki pazarlama zinciri boyunca, her hangi bir safhada süt ve mamullerine bulaşması mümkündür. Süte bulaşan mikroorganizmalar iki kategoride incelenir. Birincisi saprofil organizmalar, sütü bozucu mikroorganizmalardır. İkinci grupta olanlar patojenler; yani hastalık yapıcı organizmalardır.Açık ambalajda satılan çiğ ve pastörize sütler tüketilmeden önce mutlaka kaynatılmalıdırlar.
Sütle insana bulaşan bir çok hastalıklar vardır. Bunlardan şarbon, tifo, paratifo gibi hastalıklar insanlara da bulaşabilir. Süt çok iyi besin maddesi olduğu gibi tedbir alınmadığı taktirde çok sayıda hastalığı taşıyan tehlikeli bir vasıta da olabilir.
Endüstrileşmiş toplumlar, bugün beslenme ve buna bağlı sağlık sorunlarının büyük bir kısmını bilim ve teknolojideki hızlı gelişme sayesinde çözümlemişlerdir. Bu toplumlarda sorunlar çehre değiştirmiş, yetersizlikler yerini aşırı ve dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık, şeker hastalığı, kalp -damar hastalıkları gibi hastalıklarla ayrıca pestisitler, hormonlar ve katkılar gibi kimyasal mücadeleye yani sağlıklı gıda üretim ve tüketimine terk etmiştir. Beslenme yetersizlikleri ve bağlı sorunlar, en etkin yöntemler olan eğitim ve zenginleştirme ile çözümlenmiştir.
Ülkemizde yıllık kola tüketimi kişi başına 34 litredir. Bu rakam yıldan yıla artış göstermektedir. Kola ve benzeri içeceklere verilen paraların bir kısmı yurt dışına giderken süt, ayran gibi içeceklere verdiğimiz paralar direk çiftçinin cebine girmektedir. Onun için hem sağlık ve hem de ülke ekonomisine katlı amacıyla süt içip, çevremizdekilere süt içmeyi tavsiye etmeliyiz.
|
|
İNSAN ANCAK DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR
FAZLA SÜT ÇOCUĞA ZARARLI MI?
Aileler tarafından fark edilmeyen, ancak her iki çocuktan birinde görülen demir eksikliğinin, beyin gelişimi ve öğrenmeyi olumsuz etkilediği vurgulandı. Mehmet ÖZDEMİR yaptığı açıklamada, çocukların, büyüme çağlarında demire çok fazla gereksinimleri olduğunu söyleyerek, çocukların günde yarım kilodan fazla süt içmesinin demir eksikliğine bağlı kansızlık ve diş çürümelerine neden olduğunu belirtti. Çocuktaki demir eksikliğinin en önemli nedenlerinin anne sütünü yeterince alamaması ve et tüketmemesi olduğunu ifade etti. Süt içerek kalori ihtiyacını alan çocuk yemek yiyemiyor ve bu da düzensiz beslenmesine neden oluyor. Anneler yemek yemeyen çocuğunu sürekli süt vererek tek yönlü besliyor, çünkü bu annenin kolayına geliyor. Çok fazla süt, aynı zamanda (biberon çürüğü) denilen diş çürümelerine neden oluyor.
AİLELER FARKETMİYOR
Demir eksikliğine bağlı kansızlık özellikle 6 ay ile 2 yaş arasında ve ergenlik döneminde çok sık görülüyor..
Aileler tarafından fark edilmeyen, ancak her iki çocuktan birinde görülen demir eksikliği, beyin gelişimi ve öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. Kalbin çalışmasına da zararı dokunan demir eksikliği,çocukta bitkinlik,yorgunluk ve aşırı huysuzluk yapıyor. Bu durumda olan ve gece uykuları düzensizleşen çocuk sık hastalanıyor ve öğrenmede zorluk çekip, derslerinde başarısız görülüyor. Çocuğun ağrı ve sancısı olmadığından, aileler durumu fark edemiyor. Aile tarafından kanıksanan ve normal görülen bu durum, yüzü soluklaşan çocuğun doktora götürüldüğünde ortaya çıkıyor.
Kansızlığın tedavisi çok basit ve zahmetsiz. Önerilen beslenme diyeti ile zamanında ve yeterli dozda alınan ilaçlar, çocuğu 1 ya da 2 ayda normale döndürebiliyor.
|
|
|
SÜTÜN BESLENMEMİZDEKİ YERİ
Hayvansal ürünler içerisinde süt, vücudumuzun ihtiyacı olan besin elementlerinin tamamına yakın kısmını içinde bulunduran tek besindir. Çeşitli besinlerle sağlık arasındaki ilişkiler örneklerle açıklanarak, çocukların kendilerine yaralı besinleri seçmeleri sağlanabilir. Özellikle yemek aralarında yenen şekerler, tatlılar, bisküviler diş çürümelerinin başlıca nedenleridir. Yine kolalı içecekler ve gazozlar diş çürüklerini arttırır, dişlerin çürümesini hızlandırır. Süt, ayran, taze meyve suları gibi hem besin değeri yüksek hem de diş sağlığına yararlı besinler tercih edilmelidir.
SÜTÜN BİLEŞİMİNDE NELER VARDIR ?
Çok mükemmel besin maddesi olan sütün bileşimi : %87,3 su, %3,5 yağ, %3.4 protein, %4,7 laktoz(süt şekeri), %0.7 mineral madde ve vitaminden oluşur.
Süt proteini :
Süt proteini iyi kalite bir proteindir.
-Hücre ve dokuların oluşmasında, yıpranan kısımların onarılmasında rol oynayarak, büyüme ve gelişmeyi sağlar.
-Saç ve tırnakların oluşumunda rol oynar.
-Kasların çalışmasını güçlendirir.
-Vücutta öden yapan sıvıların toplanmasını önler.
Süt proteinin önemini arttıran bir diğer faktör elzem aminoasitleri bünyesinde bulundurmasıdır. Bu nedenle süt proteinin biyolojik değeri bitkisel proteinlere nazaran daha yüksektir. Ayrıca vücut süt proteininden diğer proteinlere göre daha iyi yararlanmaktadır.
Süt yağı :
Süt yağı büyük enerji kaynağı olmakla beraber bünyesinde beslenme açısından önemli yağ asitlerini bulundurması ve vücudumuz için gerekli olan A, D, E, K vitaminlerinin taşıyıcısı olduğundan beslenmede önemlidir.
Ayrıca süt yağında beyin ve sinir hücreleri için hayati önem taşıyan kısımlarını oluşturan fosfo lipid adı verilen madde bulunmaktadır.
Süt yağının kolesterolü az ve midede sindirimi oldukça kolaydır.
Sütteki mineraller :
Sütün içerisinde bulunan başlıca mineraller kalsiyum ve fosfordur. Diğer gıda maddelerine nazaran oldukça fazla miktarda kalsiyum içerir. Günde sadece yarım litre süt içilmesiyle günlük kalsiyum ihtiyacı giderilmiş olur. Her gün süt içen çocuk ve gençler, sütü az içenlere nazaran daha uzun boyludurlar. Çünkü kalsiyum alımı ile büyüme arasında doğrusal ilişki vardır.
Kalsiyum kan basıncını düzenleyici etkisi vardır. Kalsiyum sağlıklı dişlerin ve kemiklerin oluşumunda da çok önemlidir.
Fosfor ise özellikle peynirde bol miktarda bulunmakta olup diş çürümesinin önlenmesine yardımcı olmaktadır.
Sütteki vitaminler :
Vitamin bakımından da süt okul çağı çocuklarının metabolizmaları için gerekli olan yağda ve suda eriyen tüm vitaminleri içermektedir. Süt A vitamini, B1 ve zeka kapasitesine etkili olan B2 vitamini(riboflavin) için en önemli kaynaktır. Yarım litre süt içmekle günlük vitamin ihtiyacının %70'i karşılanmış olur. Sütte C vitamini bulunmakla birlikte günlük ihtiyacı karşılamaya çok yetersizdir.
Süt şekeri :
Süt şekeri bağırsak florasını düzenler, istemeyen mikroorganizmaların gelişmesini önler. Ayrıca laktozun (süt şekeri) bağırsakları yumuşatma, süt veya diğer besinlerden aldığımız kalsiyum ve fosforun emilimini artırma özelliği vardır.
-Süt, yoğurt ; karaciğer ve gut hastalığı olanlar için, sarılık ve siroz gibi hastalıkları olanlar için de en uygun besindir.
-Özellikle yoğurt, barsak enfeksiyonları ve bunların neden olduğu ishallerde, zehirlenmelerde vazgeçilmez bir besindir.
-Süt ve sütlü tatlılar ve yoğurt kolayca yenildiğinden, besleyici değerleri yüksek olduğundan diğer hastalık durumları için de uygundur.
-Pastörize ve dayanıklı sütler kaynatılmadan içilmelidir. Buzdolabında saklanmalı ve alırken son kullanma tarihlerine dikkat edilmelidir.
GÜNLÜK NE KADAR SÜT İÇİLMELİDİR ?
Çeşitli yaş gruplarına bağlı olarak tüketilmesi gereken (en az) süt miktar şöyledir :
Bebeklerde : 750 gr.
Çocuklarda : 300-500 gr.
Gençlerde : 350 gr.
Büyüklerde : 250-400 gr.
Hamile ve emzikli kadınlarda : 500 gr.
Bu bilgilerden anlaşılacağı gibi süt, sadece bebeklerin, okul çağı çocuklarının ve yaşlıların içeceği değil, aksine her yaş grubunun tüketmesi gereken bir besindir.
Ülkemizde içme sütü tüketimi düşüktür. Bunun birçok nedenleri vardır. Sütün insan sağlığı için son derece önemli olduğunun, besleyici değerinin tam olarak bilinmemesi ve süt içme alışkanlığının kazanılmamış olması en önemlisidir.
Hz. Muhammed Buyuruyor ki; "Ben dünyada sütün yerini tutacak hiç bir yiyecek ve içecek bilmiyorum"
Sütün ülser tedavisinden kemik erimesini önlemeye kadar bir çok yararı vardır. Doğada yalnızca sütte bulunan süt şekeri, sütün toplam kuru maddesinin %40'ını oluşturur. Laktoz (süt şekeri) kalsiyum, magnezyum, baryum, fosfor gibi minerallerin emilöesini uyarır.
|
|
OKUL ÇOCUKLARININ BESLENMESİNİN ÖNEMİ
Okul çocukları büyüme çağındadır, enerji ve besin öğeleri ihtiyaçları yüksektir. Bunu karşılamak için evde ve okulda besin gruplarındaki besinlerden yeterli miktarda almaları gerekir.
İyi beslenmeyen, büyüme ve gelişme geriliği gösteren çocukların başarı düzeyi genellikle iyi beslenenlere göre düşük olmaktadır.
Örneğin kahvaltı etmeden okula giden çocukların, düzenli kahvaltı yapanlara göre zor öğrendikleri, ilgisiz ve hareketsiz oldukları sonuçta başarı düzeylerinin düşük olduğu araştırmalar sonunda belirlenmiştir. Yine önceden protein- enerji yetersizliği geçirmiş olan okul çocuklarının başarı zihinsel ve bedensel yönden büyüme ve gelişme durumları normal karşıtlarından ve kardeşlerinden daha geri bulunmuştur.
Okul çocuklarının beslenmesinde ana ilke, yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlamak, aile dışında zararlı alışkanlıklardan korumak ve caydırmak, iyi alışkanlıkları pekiştirmek ve yenilerini kazandırmak ; beslenme konusunda yardımcı olmaktır.
Yemeklerle birlikte çay içilmemeli, çünkü çay içerisindeki tanen maddesinin etkisiyle besinlerdeki demir mineral maddesinin emilip vücuda geçmesini engellemektedir. Dolayısıyla kansızlığa yol açmaktadır.
Günlük diyetlerimizde(yemeklerimizde), 4 grup besin maddeleri mutlaka bulunmalıdır.
1. Gruptakiler : Süt ve mamulleri
2. : Et ve ürünleri
3. : Tahıl ve ürünleri
4. : Sebze ve meyveler
Bu besin maddelerinin tüketilmesiyle hem dengeli yeterli beslenilmiş olunacak hem de halkımız kazanacak ve ülke ekonomimiz kalkınacaktır.
İnsanların sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmeleri çeşitli gıdaları zamanında, yeterli ve dengeli bir şekilde almalarına bağlıdır. Oysa ülkemizde beslenme yeme-içme, karın doyurma gibi dar anlamda ele alınmakta beslenme bilim dalının ortaya koyduğu yeterli ve dengeli beslenme esaslarına uyulmamaktadır. Normal büyüme, sağlıklı yaşama, zeka gelişimi üretim gücü gibi insan yaşamını ilgilendiren her olayda beslenmenin doğrudan rolü vardır. Ayrıca beslenme çağındaki çocuklar, onları büyüten anneler, yaşlılar ve belirli hastalıklara yatkınlıkları olan bireyler için beslenme bilgisi üzerinde önemle durulması gereken konuların başında gelmektedir.
ÖZET OLARAK SÜTÜN FAYDALARI
. Sindirim sistemini düzene sokar.
. Dişleri korur ve çürükleri önler.
. Hücre ve doku oluşumunda rol alır.
. Saç ve tırnak oluşumunda rol alır.
. Yaraların çabuk kapanmasına yardımcı olur.
. Kilo kontrolünü kolaylaştırır.
. Beynin gelişiminde ve çalışmasında faydalıdır.
. Hücreleri onarır.
. Bağışıklığı güçlendirir.
Büyümeyi hızlandırır.
|
|